Romanya’nın kuzey batısını kapsayan bölge Osmanlılar zamanında Erdil olarak anılıyordu. Vampirleriyle ve batıl inançlarıyla meşhur orta çağdan kalma yapılarıyla çevrelenmiş Transilvanya, aynı zaman da göz alıcı mimariye sahip kentlerden oluşuyor. Gezginler arasında ise son yıllarda oldukça meşhur hale gelmiş bulunmakta.

 

-BRAN

Biz Türklerin Kazıklı Voyvoda olarak bildiği, Rumenlerin III. Vlad Tepeş dedikleri, sinema camiasındaysa Kont Drakula olarak nam salmış vampir karakterinin aynı kişi olduğunu biliyor muydunuz?

Bran da gerçekleştireceğimiz Kont Drakula kalesi (aslında Bran kalesi) ziyareti, kafamızdaki karışıklığı netleştirecektir. Kont Drakula karakterinin yaratıcısı Bram Stoker yarattığı karakterle bu kadar özdeşleşebilecek bir insan olduğunu biliyor muydu emin değiliz ama III. Vlad Tepeş, tepeşin cellât demek olduğunu da es geçmeyelim, düşmanlarına öyle korkunç işkence yöntemleri uyguluyor ki insanların Kont Drakula karakterini gerçek zannetmeleri kaçınılmaz oluyor. Kaleyi gezerken dehşetengiz araçlarla karşılaşacağımız ve ürpereceğimiz garanti : ) Kaleyi uzaktan fotoğraflamak da ihtişamlı kareleri beraberinde getirecektir.

 

-BRAŞOV

Romanya’nın Bükreş’ten sonra en turistik ikinci şehri Braşov. Belki de tarihte Macar kralı tarafından şehre getirilen Alman askerler tarafından inşa edilmiş olması, Romanya’nın bu küçük ve şirin kentinin Orta Avrupa’da bulunan kasabalara benzemesinin sebebidir.

Braşov’da gezimize meydandan başlayacağız. Meydan da bulunan tarihi evler birbirinden güzel selfilerinizi süsyelecek : ) Ardından Braşov sokaklarını arşınlayarak Siyah Kiliseye ulaşacağız. Siyah kilisenin ikinci katı tamamen borularla kaplıdır ve bu borular aslında devasa bir orgun parçalarıdır. Bu devasa orgu çalabilen çok az sayıda insan vardır.

Dilerseniz şehri yükseklerden izlemek için beyaz ve siyah kuleler olarak anılan gözetleme kulelerine çıkabilirsiniz. Bu kulelerin Türk ve Tatar akınlarını önlemek için inşa edildiği bilinmekte. Strada Republicii Caddesi’nde yerelle buluşabileceğiniz güzel kafeler ve restoranlar mevcut. Yeme-içme tercihlerinizi buradan yana kullanabilirsiniz. Kısa bir teleferik yolculuğu ile Tampa Dağı’na çıkmak mümkün . Dağın tepesine vardığınız da ise nefes kesici bir manzarayla karşılaşacaksınız.