Tuna nehrinin iki yakası, bir taraf Buda diğeri ise Peşte. Ünlü çocuk kitabı Pal Sokağı Çocukları’nın memleketi. Tarihi camileri, kiliseleri, müzeleri ve sanat merkezleriyle her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan Orta Avrupa’nın incisi. Tabii meşhur Gellert kaplıcalarını da unutmamak gerek.

Budapeşte mimari yapısıyla Avrupalı kentlere kafa tutuyor desek yeridir : ) İddia ediyoruz Budapeşte’ye ba-yı-la-caksınız! Burada gezimize Opera binasından başlıyoruz. Ardından Aziz Stephan Katedrali’ne gideceğiz. Katedral oldukça görkemli. Burada fotoğraflarımızı bol bol çekildikten sonra Buda ve Peşte’yi birbirine bağlayan Zincirli Köprüye doğru ilerliyoruz.

Zincirli Köprü’den bahsetmişken ilginç bir bilgi paylaşalım: “Köprünün mimarı, köprünün tümüyle kusursuz olduğunu ve herhangi bir hata bulunması halinde intihar edeceğini söyler. Ancak köprü tamamlanıp hizmete açıldıktan sonra küçük bir çocuk köprüdeki ağzı açık aslan heykelinde aslanın dilinin olmadığını söyler ve böylece köprünün tek kusuru bulunmuş olur. Mimarın ise çevre baskılarına dayanamayarak intihar ettiği söylenir.”

Köprüyü geçtiysek eğer Buda’ya hoş geldik : ) Şehrin en iyi manzarasya sahip yerlerinden biri olan Balıkçılar Tabyası’na çıkacağız. Balıkçılar Tabyası mimari olarak oldukça göz alıcı bir yer. Buraya çıkıp fotoğraf çekmek muhakkak yapmanız gerekenlerden. Gezimizin son durağı ise Gül Baba Türbesi. Gül Baba bölgede yaşayan Müslümanların yanı sıra Macar halkı tarafından da oldukça sevilen bir zat-ı muhterem idi : )

Budapeşte’ de dilerseniz UNESCO tarafından korunma altına alınmış Kahramanlar Meydanı’nı gezebilir, Széchenyi Kaplıcaları’nda şifa arayabilir ya da Büyük Market alanında alışveriş yapabilirsiniz.