Rotamızın son şehri Kavala. Yunanistan’ın sahil kentlerinden biri olan Kavala mimarisi ve yapılarıyla tamamen bir Türk şehri. 1923 Mübadelesine kadar nüfusunun büyük bir kısmı Türk olan bu şehre mübadeleden sonra Kapadokya’dan göç ettirilen Rum ahalisi yerleştirilmiş. Bugün Balkanların önemli şehirlerinden biri konumunda bulunan Kavala gezilecek yerleri itibariyle de oldukça zengin.

Kavala’ya daha ilk girişte Şehir vaktiyle bir Türk şehri olduğunu unutturmak istemez gibi karşınıza Osmanlı Su Kemerini çıkarıyor. Bugün şehrin en görkemli yapısı kabul edilen bu eser Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılmış. Kavala’da Panagia isimli bir tepede ise Eski Şehir mevcut. Eski binaları, Kiliseye çevrilmiş Camileri ile Panagia, Osmanlı ve Türk mimarisinin en güzel örneklerini içinde barındırıyor. Eski bir cami iken kiliseye çevrilen Aziz Nikolai Kilisesi bu mimarinin küçük bir göstergesi. Eski Şehrin içinde bulunan Kavala Kalesi, dar tünellerden çıkıldıktan sonra şehrin manzarasının en güzel izlenebileceği yer. Kalenin hemen yakınında bulunan Halil Bey Camii yine şehrin güzel bir mimari eseri.

Kavala denince ilk hatırlanan kişi olan Osmanlı İmparatorluğunun Ünlü Mısır valisi ve İsyancı Paşası olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın bu şehirde yine Eski Şehir bölgesinde bir büstü ve evi bulunuyor. Şu an Mısır Devletine ait olan bu ev Kavala’da önemli bir ziyaret noktası. Ayrıca Paşa’nın daha Mısır Valisi iken satın alıp medrese ve aşevi olarak hemşerilerinin hizmetine sunduğu bir imaret mevcut. Günümüzde lüks bir otel olarak kullanılan bu imaret ise maalesef ziyarete kapalı.

Eski Şehrin yanı sıra Yeni Şehirde beklenmedik güzelliklerle dolu. Eleftherias Meydanı şehrin en popüler mekanı konumunda. Burada ayrıca alışveriş için bir çok mekan bulunuyor. Gezimizin son yüzme molasını da güzel Kavala plajlarında veriyoruz ve memlekete dönüş için yola çıkıyoruz…